...
Türkçe Çeviri Tarihi

Çeviri, farklı kültürlerin birbirini tanımasında; edebi ve bilimsel çalışmaların alışverişinin hızlanmasında büyük bir rol oynar. Türkçe çeviri de bu anlamda Türk kültürü için oldukça önemlidir ve tarihçesinin Uygur Türklerine kadar uzandığı bilinir. 8-13. Yüzyıllarına ait olduğu bilinen; Budizm, Maniheizm ve Hıristiyanlık hakkında bilgiler içeren Uygurca metinlerin Çince, Süryanice ve Farsçadan çevrildiği belirlenmiştir. Türkçe çeviri, bu zamandan başlayarak seneler içinde değişiklik gösteren dil ve alfabe kullanımlarına göre kendini güncellemeyi başarmıştır. Bu değişikliklerden ilki olan Arapçaya geçiş, Türkçe çeviri için alışılmış olandan tamamen farklı yöntemler geliştirilmesini talep etmiştir. Arapçanın alfabe, sözcük ve cümle yapısı açısından Türkçeden bir hayli farklı olması, yapılan çevirilerde ‘satır arası’ yönteminin kullanılmasına yol açmıştır. Satır arası yönteminde, metinlerdeki yabancı sözcüklerin altına Türkçe çevirileri yazılır ve bu şekilde sözcük sözcük çeviri elde edilirdi.

 

Osmanlı Döneminde Türkçe Çeviri

Osmanlı’da çevirinin çoğunlukla ticari ve diplomasi alanlarında kullanıldığı biliniyor. Dış dünya ile pek de fazla iletişimde olmayan Osmanlı, ancak bu alanlarda gerekli olduğu zaman çeviri hizmetine başvururdu. Hatta, ticaret ile uğraşan Venediklilerin Osmanlı’da çeviri hizmetine ihtiyaç duydukları ve Giovanni della Lingua (Dil Oğlanları) adında bir çeviri okulu kurdukları da bilinir. Sarayın içinde ise resmi yazışmalarda yanlışlık olmasını engelleyen ilk resmi saray tercümanının ise Lütfi Bey olduğu bilinir.

Dini ve bilimsel metinlerde ilk yazılı çeviri ise Arapça ve Farsçadan yapılmış; bu çeviriler sadece Osmanlıcanın gelişmesine katkı sağlamakla kalmamış, birçok önemli metnin Türkçeye aktarılmasını ve Türkçe çeviri hizmetinin gelişmesini sağlamıştır. Arapça ve Farsça çeviriler zaman içinde duraksamaya başlayınca, 19.yüzyılda Fransız metinlerin çevirisine yönelme başlamıştır. Fransızca – Türkçe çeviri; birçok deneme, tiyatro ve romanın Osmanlı yazınına dahil edilmesini sağlamıştır. Örneğin Victor Hugo’nun ünlü eseri Sefiller, ‘’Hikaye-i Mağdurin’’ adı altında, Münif Paşa ve Şemsettin Sami tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. 1821 yılında açılan Tercüme Odası, Avrupa dillerinin çevirisi üzerine eğitimler vermiş ve Türkçe çeviri adına resmi açıdan atılan önemli adımlardan biri olmuştur. Bu dönemi merak edenler için değerli hocamız Prof. Dr. Sakine Eruz’un Çokkültürlülük ve Çeviri – Osmanlı Devleti’nde Çeviri Etkinliği ve Çevirmenler adlı kitabını salık verebiliriz.

 

Cumhuriyet Döneminde ve Edebiyat Eserlerinde Türkçe Çeviri

Cumhuriyetin kurulmasının ardından, Türkçe çeviri hiç olmadığı kadar zenginleşmeye başlamıştır. 19 Mayıs 1940 tarihinde kurulan Tercüme Bürosu; Hasan Ali Yücel, Nurullah Ataç ve Sebahattin Eyuboğlu gibi değerli isimleri bünyesinde toplayarak müthiş bir çeviri hizmetinde bulunmuştur. Batıda önemli yere sahip olan Fransız, Alman ve İngiliz klasik eserleri özenle seçilerek, yaklaşık 604 adet eser Türkçeye çevrilmiştir. Bu dönemde yapılan Türkçe çeviri işleri, oldukça teknik ve bilinçli yöntemlerle yapılmış ve bu sayede edebi Türkçe çeviri adına sağlam temeller oluşmaya başlamıştır. Hasan Ali Yücel klasikleri günümüzde hala okunmakta ve önemli eserlerin Türkiyeli okuyuculara ulaşmasına devam etmektedir.

Blog

Daha önce yayınlanmış, dikkatinizi çekebilecek diğer bloglar

Klinik Araştırma Çevirisi: Sponsorlar ve CRO’lar İçin Pratik Kontrol Listesi Çeviri

Klinik Araştırma Çevirisi: Sponsorlar ve CRO’lar İçin Pratik Kontrol Listesi

Klinik araştırmalarda belgeler, çalışmanın başlangıcından tamamlanmasına kadar çoğu zaman değişikliğe uğrar. Protokoller güncellenir, katılımcılara yönelik materyaller yenilenir ve araştırmanın yürütüldüğü ülkelerin gereklilikleri dikkate alınır. Birden fazla dil söz konusu olduğunda, tek bir değişiklik bile farklı belgeleri, ekipleri ve başvuru süreçlerini etkileyebilir.

Devamını oku
Turizm, Sağlık ve Hizmet Sektörlerinde Profesyonel Çeviri Çeviri

Turizm, Sağlık ve Hizmet Sektörlerinde Profesyonel Çeviri

İptal koşullarını anlamaya çalışan bir otel misafirinin, bir işleme hazırlanan hastanın ve hizmet sözleşmesini inceleyen müşterinin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Ancak üçünün de ortak bir beklentisi vardır: Anlayabilecekleri ve gerektiğinde uygulayabilecekleri bilgilere ulaşmak. Bu bilgiler farklı dillere aktarıldığında yalnızca doğruluk yeterli olmaz. Kullanılan dilin hedef kitleye, içeriğin amacına ve bağlama da uygun olması gerekir.

Devamını oku
Yapay Zeka Destekli Çeviride İnsan Uzmanlığının Önemi Çeviri

Yapay Zeka Destekli Çeviride İnsan Uzmanlığının Önemi

Birden fazla dilde içerik yayımlayan şirketlerin ortak bir sorunu var: Hızlı hareket ederken doğruluğu, anlaşılır bir anlatımı ve marka dilindeki tutarlılığı korumak. Yapay zeka destekli çeviri, yüksek hacimli işlerin yönetilmesini kolaylaştırabilir. Ancak hangi içeriklerde kullanılacağına, çevirileri kimin gözden geçireceğine ve ne zaman farklı bir yöntem izleneceğine bilinçli şekilde karar verilmesi gerekir.

Devamını oku

Yorumlar kapalı